Sonbaharda Alaçatı’ya gelmeniz için 10 neden

Magazin güzellerinin istilası yüzünden karizması zedelenen Bodrum, Alaçatı ve etrafındaki güzel yerlerden korksun. Zira rakibi gün geçtikçe daha ön plana çıkıyor. Alaçatı Türkiye’nin aydınlık, batılı tarafını temsil ediyor. Hepimizin bu şirin yöreyi desteklemesi ve birkaç ay süren sezonun bir yıla yayılması için çaba sarf etmesi gerekiyor. Bu gerçekleştiği takdirde, hem kışın sığınabileceğimiz bir cennetimiz olacak, hem yeni Alaçatı’ların önü açılacak.

1) GÜNE GÜZEL BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN

Furun isimli fırının poğaçaları, Otel ve Cafe'lerimizin enfes kahvaltı tabakları günün ilk tavsiyeleri arasında. 

2) RÜZGAR SÖRFÜ YAPIN

Alaçatı rüzgar sörfü için dünyanın sayılı sahillerinden birine sahip. Çok iyi sörf okulları var. Burada rüzgarlı gün sayısı yılda 330 gün ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Merkeze 4 kilometre uzaklıkta, Alaçatı yat limanının yanında, eni 500 boyu 330 metrelik sığ bir sahil var. Yüzme bilmeseniz bile bu alan rüzgar sörfü öğrenmek için ideal. Rüzgar sörfü kulüplerinin yer aldığı Yumru Koy’un iki ucu arasındaki uzaklık 1900 metreyi buluyor. Koyun üç tarafının karayla çevrili olması güvenle sörf yapma imkanı veriyor. Kasımın 15’ine kadar havalar uygun, daha soğuk zamanlarda sörf elbisesi giyerek Alaçatı’da aylarca bu keyfi yaşayabilirsiniz.

3) ALAÇATI SOKAKLARINI KEŞFEDİN

Kemalpaşa, Hacı Memiş mahalleleri, sokaklarında kaybolmayı tercih eden gezginlerle birbirinden ilginç sırları paylaşıyor. Sıra dışı dükkanlar keşifleri daha da renkli hale getiriyor. Hacı Memiş tarafında çok güzel antika ve dekoratif malzeme satan mağazalar açılmış. Alaçatı’nın yerlileri gündelik yaşamını sürdürdüğü için sokaklarda yürürken kendinizi tamamen turistlerin istila ettiği bir yerde hissetmiyorsunuz. Dilerseniz köy kahvelerinde yaşama şahitlik edin. Orta Kahve, Köşe Kahve ve 15 Eylül Kıraathanesi benim en sevdiklerim arasında. Daha otantik bir yer istiyorsanız Hacı Memiş’teki Dutlu Kahve’ye uğrayın.

4) BİSİKLETLE ÇEVREYİ GEZİN

Alaçatı’nın ve Çeşme Yarımadası’nın çevresini pedal çevirerek keşfedebilirsiniz. İzmir Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle bisiklet rotaları belirlenmiş. 6 kilometrelik “Yeşil Yol” en kolayı. Ovacık Parkuru orta zorlukta, 28 kilometre uzunluğunda. Bu rotayı yaparken Ovacık Kahvesi’nde soluklanabilir, Çakabey’e çıkıp manzarayı seyredebilirsiniz. Karaköy Parkuru terkedilmiş olan 300 yıllık bir köyde başlıyor, Zeytineli Köyü ve Mersin Koyu ile devam ediyor. 34 kilometrelik bu en zor rotada Port Alaçatı evlerini de görüyorsunuz. Port Alaçatı, basmakalıp mimari proje yapanların ders alması gereken bir örnek. Biraz Fort Lauderdale havası var. Ön taraftaki limana teknenizi bağlayıp, arka tarafa otomobilinizi park edebiliyorsunuz! Tek sorun tesisi daha da büyütmek istemeleri; bu sörfçülerin alanını daraltacak. Aklınızda olsun, bisikleti bazı otellerden kiralayabilir, parkur haritasını da alabilirsiniz. (www.bisikletlealacati.org.tr)

5) KIŞ BOYUNCA GÜNÜBİRLİK SAKIZ ADASI’NA GİDİN

Yıl boyunca feribotlar iki ülke arasında yolcu taşıyor. Pazarların kurulduğu günlerde çok sayıda Yunan akın halinde bizim topraklara geliyor. Schengen vizeniz varsa sabah feribotuyla Sakız Adası’na geçin. Yolculuk 45 dakika sürüyor. Gidiş - dönüş bileti sadece 10 Euro. Benim adada en sevdiğim yer Vessa Köyü. Mardin’i andıran taş evlerin olduğu köydeki İanthe Hotel’de konaklamaktan büyük keyif aldım. Mesta Köyü de çok ilginç. Pyrgi (Bizdeki Birgi’de aynı isimden geliyor) kasabasının da meydanı ve dar geçitli sokakları çok güzel. Feribot saatleri için www.erturk.com.tr adresinden ya da 0232 712 6768 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

6) AYAYORGİ’DE DENİZE GİRİN

Bölgenin en güzel koylarından Ayayorgi’deki gör-görül mekanı kulüpler çoktan kapandı ama Arif’in Yeri kasım ortasına kadar açık. Deniz suyu sıcaklığı geçen hafta 22 dereceydi. Öğleyin sardalyeyi salata eşliğinde yiyin, yanına da bir bira söyleyin, sonrası tam bir keyif, deniz ise en turkuvazından.

7) YEREL PAZARLARDA ALIŞVERİŞ YAPIN

Cumartesi günü meyveden yerel dokumaya kadar değişik ürünleri bulabileceğiniz Alaçatı pazarı kuruluyor. Çeşme Yarımadası’nın her yerinden hatta Sakız Adası’ndan alışverişe geliyorlar. Köylüler bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze ve otları satıyor. Diğer pazarların günleri ise şöyle: Çeşmealtı (cuma), Urla (cumartesi), Çeşme (pazar) ve Ildırı (pazartesi). Benim en beğendiğim pazar Urla’ya sekiz kilometre mesafedeki Bademler’de. Pazarcılar kendi yetiştirdikleri ürünler dışında el maharetlerini ortaya koyan eserleri satıyor. Sıradan turistik eşyalardan sıkılanları Alaçatı’da yaratıcılığın ön planda olduğu dükkanlarda hoş sürprizler bekliyor.

8) ERYTHRAİ’DE GÜNEŞİ BATIRIN

Bu sahiller eski kaynaklarda İyonya olarak geçiyor. Dilleri İyon’a dönmeyen Persler burada yaşayanlara Yunan deyince bizim dilimize de aynı kelime girmiş. Alaçatı tarihin sayfalarında ilk olarak İyon şehri Erythrai’nin sınırları içindeki bir yerleşim olarak görülüyor. Erythrai günümüzde Ildırı olarak geçiyor. Bekçi Hüseyin’i bulursanız rica edin, size şehrin tarihini ve önemini anlatsın. Sonra Akropol’e, ören yerinin en yüksek noktasına çıkın. Ege Denizi ve adalar manzarasıyla güneşi uğurlayın. Batı edebiyatını başlatan Homeros burası için “Güneşin en güzel battığı yer” demiş. Gün batımı öncesi ya da sonrasında Şirin Kafe’de gözleme yemeyi ihmal etmeyin. Adına layık bu mekan hafta sonu kahvaltıları için de ideal. (Tel: 0232 725 11 96) Ildırı’ya giderken Ilıca, Paşa Limanı, Şifne ve Germiyan’dan geçeceksiniz. Germiyan’da salaş ama deniz ürünleri ve mezeleri çok lezzetli Ada Balık var. Süper Star Ajda Pekkan bile keşfetmiş burayı, aklınızda olsun. (Tel: 0532 668 16 44)

9) RESTORANLARDA LEZZET AVINA ÇIKIN

Alaçatı’da yıl boyunca açık olan çok sayıda restoran ve kafe var. Asma Yaprağı benim favorilerim arasında. Ev yemekleri muhteşem, özellikle ikinci katına çıkıp o güzel atmosferde yemeklerin tadına bakın. Agrilia, İl Fico, Deli Deli, İyi, Fahrinin Yeri, Tuval, Bu’ra, Barbun, İmren, Ferdi Baba, Kaptanın Yeri ve Avrasya Alaçatı’daki diğer gözdelerim arasında.

10) CAZ DİNLEYİN

Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin tüm yıla yayılmasını isteyen iki işletmeci, Buğra Özçetin ve Oğulcan Şişman, yaz boyunca esen rüzgarıyla ünlü Alaçatı’da sonbaharda caz rüzgarı estirecek. Caz Rüzgarı Festivali 22 Ekim’de başlıyor, 12 Kasım’a kadar sürecek. Türk caz dünyasına yıllarca emek vermiş solist ve müzisyenler Bu’ra Lokal’de sekiz konser verecek: Ayten Alpman 22 Ekim, Melis Sökmen 29 Ekim, Ayşe Gencer ve İmer Demirer 5-6 Kasım, Sibel Köse ve Önder Focan 7-8 Kasım, Sibel Tüzün 11- 12 Kasım geceleri saat 22.00’de sahne alacak. (www.alacatijazzruzgari.com)

 
Ekim 15 2011, 11:40
Ödeme Seçenekleri
Alaçatıyı Tanıyın
İzmir' e 70 km uzaklıkta olan Alaçatı, batısında Çeşme ile doğusunda Urla ile komşudur. Otelimizde konaklarken Alaçatıda küçük gezintiler yapıp, dünyaca ünlü windsurf merkezlerinde sörf yapmanın heyecanını da yaşayabilirsiniz.